UÇANKUŞ İHBAR HATTI: Whatsapp Telefon: 0 532 472 88 88 (BiP'teki Uçankuş Kanalı) E-Posta: haber@ucankus.net Haber Merkezi: 0212 283 54 54

SERKAN TATAR SORDU ELİF BAŞGÖZE YANITLADI!

Serkan Tatar’ın bu haftaki konuğu, Türkiye İhracatçılar Birliği IMMIB üyesi Elif Başgöze.

SERKAN TATAR SORDU ELİF BAŞGÖZE YANITLADI!

İş hayatına 2010 yılında ISIPCA France Education Adıstance Parfumorluk eğitimi alarak, kendi şirketi olan BEB Kozmetik AŞ de Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak devam etmektedir. 2011 yılında UNESCO ( Dünya El Sanatları Konfederasyon Başkanlığı ) kapsamında 4 defa Dünya Birinciliği ödülü alan ( bitki boyası ile ipek işleme ) ürünün Güney Afrika ülkeleri tanıtım sorumluluğu görevini yapmıştır. 2018 AK PARTİ İstanbul İl Kadın Kolları Kongresinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen Başgöze 1. Bölge Teşkilat Başkanlığı görevinin ardından şuan Ekonomiden sorumlu İl Başkan Yardımcılığı görevini  yürütmektedir. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezunu olan Başgöze; 2. Üniversite olarak İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü 2. Sınıf öğrencisidir. Kişisel Gelişim Dönüşüm Koçluğu, Kişisel Gelişim Uzmanlığı, Motivasyon Teknikleri , Gayrimenkul Geliştirme Uzmanlığı, Dış Ticaret Geliştirme Uzmanlığı, Kadın Girişimcilik, Zaman Yönetimi, Takım Çalışması Ve Liderlik, Problem Çözme Teknikleri, İletişim Becerileri, İnsan Kaynakları Yönetimi Sertifikalarına sahip olan ,Türkiye İhracatçılar Birliği IMMIB üyesi evli ve 3 çocuk annesi  Elif Başgöze bu hafta Serkan Tatar’ın konuğu. 

ST: Nasılsınız? Dolu dolu bir çalışma hayatı ve siyasetin içindesiniz. Bize çalışmalarınızdan bahseder misiniz? 

EB: İyiyim çok teşekkür ediyorum. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu durumdan hiç şikayetçi değilim bilakis çalışma hayatımda yaşadığım yoğun tempo ve koşuşturma olmasa bir yanım eksik kalır diye düşünüyorum. Firma bazlı ve kişisel çalışmalarımızla aslında insanların dış yansımasını oluşturuyoruz. Verdikleri her bir hediyeye bir bakıma kendi zevklerini kendi reklamlarını ve herkesin belleğine kazınacak kokuyu kişiselleştirip hediye ettiriyoruz. Bu çok yorucu ve bir o kadar da zevkli bir iş. Hele yüzlerindeki memnuniyet ve mutluluğu görünce tüm yorgunluk geçiyor. İşimi çok seviyorum… Siyasete gelirsek o aslında hep benim hayatımın içerisinde var olan; ailemden ve evlendikten sonra da eşim sevgili Burhan BAŞGÖZE den bana geçen, bir duygu, bir sevda diyelim. Ülkem için vatanım için nasıl daha verimli, nasıl kalıcı ve çözümsel yollar çizebiliriz? Nasıl bunları hayata geçirebilirizi olumlamaya ve bu olumlamayı da bir dava haline getirmeyi görev bildim. Siyaset yapmak benim için bir makam meselesi hiçbir zaman olmadı olmayacakta, yaşam şeklim, sosyal ve ticari hayatımda her zaman inandığım davaya sadık kalmak mevkiden daha önemli diye düşünüyorum

ST: Siyaset ve iş hayatını birlikte sürdürüyorsunuz hedefleriniz amaçlarınız neler? 

EB: Bu iki olgu da benim için birbirinden çok farklı ilerliyor. İşime siyasetimi hiçbir zaman karıştırmadım. İlk günden itibaren bunu ilke edindim. İşimi severek yapıyorumun altında yatan belki de en büyük faktör BEB KOZMETİK ailesi olarak insanlara fayda sağlamamızdır. Özellikle bu pandemi döneminde dezenfektan ve kolonya üretimine ağırlık vererek, 7/24 çalışarak insanların bu hastalıktan korunmasına destek olmayı amaçladık. Bu; birazda olsa bu süreçte yüzümüzü güldüren tek şey oldu. Buruk bir mutluluk diyelim. İş hayatında ki tek hedefim başarı… çalışmayı hep çok sevmişimdir. 16 yaşımdan beri kendi ayakları üzerinde duran bir yapıya sahibim. Siyasette ise az önce de belirttiğim gibi inandığım şekilde yaşadığım bir dava meselesidir benim için, görev alarak ya da almayarak bu davanın her zaman bir neferi olacağım. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir, koca bir çınara benzetirim her zaman ben şahsım olarak bu çınarın altında gölgelenenlerden değil,  o ağacın bir yaprağı olmayı tercih ediyorum.

ST: Unesco  Dünya El Sanatları Konfederasyon Başkanlığı  kapsamında 4 defa Dünya Birinciliği ödülü aldınız öncelikle tebrikler. Bu konuda neler yapıyorsunuz? 

EB: Bitkilerden renk elde etmek bende yerleşen bir hobidir. Günümüzde sentetik boyaların çeşitli zararları su yüzüne çıktıkça, insanlarda bitkilerden boya elde etmede eskiyi arar oldu. Uzunca bir süredir ülkemizde ve Avrupa’da birçok işletme bitkilerle boyama tekniklerini tekrar gündeme aldılar. Aslında her insan evde bu boyaları yaparak kendi özel renklerini üretebilirler. Bunu hem hobi hem de bir bakıma kendilerinin ve sevdiklerinin sağlığı için yapabilirler. Ben eskisi kadar çok olmasa da fırsat buldukça, kendim için şal ve çocuklarım için bazı giysi ve önlükleri renklerle resmediyorum. Bitki ile İpek boyama konusun da 2011-2013 yılları arasında ürün tanıtım ve inceleme yapmak için  Afrika’nın çeşitli ülkelerinde bulundum. Sadece bitkilerden boya elde etmek değil aynı zamanda farklı bitkilerin kokularını da inceleme şansım oldu. Mesela Ylang Ylang yağını Mozambik Maputodan getirip çok özel koku koleksiyonları oluşturdum. Afrika bu konuda çok bakir bir ülke önümüzdeki yıllar da tekrar gidip araştırmalarıma devam edebilmeyi umuyorum.

ST: Siyaset ve iş hayatında başarılı olmanın sırrı nedir? Hemcinslerinize önerileriniz neler olur? 

EB: Her şeyden önemlisi ilk olarak yaptığınız işe saygınız olmalı ve mutlaka severek yapmalısınız. İşte o zaman ele aldığınız işi her ne koşulda olursanız olun sahiplenirsiniz ve geliştirme yoluna gidersiniz. Tabii ki sorunlarla karşılaşmıyor değilim. Ama en zor zamanlarda bile işin sonucunu düşünerek motive olurum. Kendi hemcinslerime tavsiyem; büyük başarılara ulaşmak için küçük hamleler gerekebilir, bu onlara ufak bir ilerleme gibi gelebilir fakat risk almak her zaman başarıyı körükler. Kendine güveni tam olan Türk kadınının başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Dışarıdan gelen tüm olumsuzluklara kulaklarını kapatıp sadece hayallerine yoğunlaşmalarını tavsiye edebilirim, çünkü ben öyle yaptım.

ST: Evli ve üç  çocuk annesisiniz, ayrıca birde 2. Üniversite de öğrencilik hayatınız var,  bu yoğun temponuzda  aile, okul,  iş ve siyasi hayatınızda dengeleri nasıl sağlıyorsunuz? 

EB: Evet 14 yaşında, 5 yaşında ve henüz 10 aylık olan 3 erkek çocuk annesiyim. Bırakın bu yoğun tempoda bana zorluk çıkarmalarını aksine bütün gücümü onlardan ve ailemden alıyorum. İşimin en yoğun olduğu ve günün bana yetmediği zamanlarda ailemden destek alıyorum. Anneanne, teyze, dayı ve kuzenler ile yakın ilişkiler içerisinde büyüyen çocuklarım adına çok mutlu oluyorum. Ayrıca şunu belirtmeden asla geçemeyeceğim Annem benim hayatımın kahramanıdır, onun sayesinde çocuklarım eşim ve ben hiç yorulduğumuzu hissetmedik, Benim annem, hayatını evlatlarına vakfetmiş bir yüreğe sahip kendimi bu konu da çok şanslı hissediyorum.  

ST: Elif Başgöze’yi en iyi ifade eden 3 kelime nedir? 

EB: Hakkaniyet / Merhamet / Tez Canlılık  ( bu soruyu kendim cevaplamak istemedim 6 yıldır birlikte çalıştığım Yaşam koçum, arkadaşım, asistanım Seda Hanım a sordum. Bence en güzel tanım başkasından duyduğunuzdur. Bazen insan dışarıdan nasıl göründüğünü fark edemeyebilir.)

ST: Ben milli boks antrenörü ve oyuncuyum. Boks sporuna bakış açınız nedir? Ülkemizde dünyada takip ettiğiniz bay bayan boksörler var mı? 

EB: Bütün spor dallarını seviyorum. Herkes yeteneği olduğu dalda ilerlerse başarı kaçınılmazdır. Boks da  Ring de yapıldığı sürece çok heyecanlı ve çok emek isteyen bir sporumuz. Boks ta erkekler kadar kadınlarımızda çok başarılılar. Ama toplumumuzda kadınların boksa yakışmadığı yönünde bir ön yargı var. Bence bu değişmeli. Çocukluğumda, Rahmetli Babam ile birlikte Cemal Kamacı’nın maçlarını izlerdik. Bir bakıma çocukluk kahramanımız diyebilirim. Ara sıra eşim ile beraber Muhammed Ali nin eski maçlarını izleriz. Ayrıca Dünya Şampiyonumuz Fırat Arslan ı da büyük oğlum Berk ile izlerken çok heyecan duyuyoruz.

ST: Spor ve beslenme ile aranız nasıl? 

EB: Malumunuz Erzurumluyum 16 yaşımda Erzurum Palandöken de kayak danışmanlığı yaptım, kayak yapmayı çok severim fakat bu sıralar çok istememe rağmen spora ağırlık veremiyorum. yoğun bir çalışma hayatı, ev çocuklar sanırım spor yapıyor gibi yaşıyorum zaten.  Ama beslenmeme çok dikkat ediyorum. Beslenme uzmanım ile birlikte güzel bir yol alıyoruz. İşim stresli ve yoğun tempolu olduğu için gün içerisinde almam gereken vitamin ve özellikle kalsiyumu hiç atlamam. Doğru beslenmenin mutluluk ile direk alakalı olduğunu düşünüyorum. O yüzden doğru besini doğru zamanda tüketmeye dikkat ediyorum. malum 3 doğumdan sonra ekstra dikkat gerekiyor.

ST: Sevgi güven sadakat sizin için ne anlam taşıyor? 

EB: Bence bu üç kelime bir birini izleyen zincirin halkaları gibi. Sevgiden güven, güvenden de sadakat doğar. Ama halkalardan biri eksik olduğunda zincir kopar. Günümüzde;  sevmek en kolay olan, Güven duymak için ise risk almak gerekir. Sadakat ise, işte en zor olanı o… Bu üç özelliği taşıyanlar çok eskilerde kaldı düşüncesine hiçbir zaman katılmadım, Şems-i Tebrizi’nin ifade ettiği gibi ‘ Senin gönlün değişirse, dünya değişir.’  Elimden geldiğince çocuklarıma da sevgi, güven, sadakat ve merhametin önemini vurgulamaya çalışırım.

ST: Dünya ve ülkemiz Korona ile mücadeleye devam ediyor. Bu süreç size ne kattı? 

EB:  Gözle Görünmeyecek kadar küçük bir şey  hayatımıza girdi ve insanlığa aslında dur dedi. Ve eğer idrak edebilirsek ; Sağlığın bir dileğin ötesinde olduğunu anlamayı, aldığımız her nefese şükretmemizi, ülke ekonomilerinin bilimi geliştirmek için ne kadar değerli olduğunu, temiz olduğumuzu sanıyorken savunmasız bir temizlik anlayışımız olduğunu ve hijyenin bağışıklık sistemimiz kadar sağlığımız için önemli olduğunu. El yıkamanın bile binlerce versiyonunu öğrendik bu sayede. Temizlik girmeyen her yere ölümün girebileceğini, kişisel alanımızı korumanın önemini, akla ,bilime ve maneviyata daha fazla önem vermemiz gerektiğini öğretti bize bu virüs. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurduğu gibi;  Allah güzeldir, güzeli sever. Temizdir, temizi sever. Sanırım bu konunun özeti gibi..  ek olarak bu süreçte 7/24 çalışmak zorunda kaldık, ben ve ekip arkadaşlarım bu durumdan asla şikayet etmedik. Çünkü sürece katkı sağlamak vicdanen bizi ziyadesi ile memnun  etti. 

ST: Ülkemizde kadınlarımız sporda siyasette ve iş hayatında başarılı olmak için daha ciddi mücadeleler veriyor bu konuda iyileştirmeler yapılması için sizin düşünce ve çalışmalarınız var mı? 

EB: Geçmişte erkek egemenliğini vurgulayan iş hayatı, eğitim hayatı ve siyaset artık kadın yeteneklerle başarıya koşuyor. İster patron olsun ,ister eleman, gücünü kadın olmaktan alan bir ortam için, başarı kaçınılmaz. Bizim şirketimiz de her zaman fırsat eşitliği olmuştur, çalışanların cinsiyetlerine göre değil yeteneklerine göre alanlar da çalışmaları başarının temelini oluşturmaktadır. Siyasette ise syn. Cumhurbaşkanımızın  Kadınların haklarına, hukuklarına ve sorunlarına göstermiş olduğu hassasiyeti yaşayarak deneyimlediğimi  dile getirmek isterim. Bizler onun döneminde karar mekanizmasının içerisinde yer aldık, söz hakkına sahip olduk . Bu durumun kalıcılığı ve daha da iyileştirilebilmesi için her daim çalışmaya devam edeceğiz.

ST: Hayattan aldığınız en büyük ders nedir? 

EB: Evet bence hayatın en önemli yanı bu, ders alabilmek. Ben yaşadığım her olaydan ders almayı tecrübe edinip aynı hatayı tekrarlamamayı kendime şiar edindim.  En büyük dersimin konusu da koşulsuz güvenmek, tüm hatalarımı koşulsuz güven duymaktan yaşadım. Ama tabii ki güvenmekten asla vazgeçmedim. Sadece kırgınlıklarım oldu, o kırgınlıkları yine güven duyarak tamir ettim.

ST: Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz? 

EB: son olarak her bireyin ayrı bir yeteneği olduğunu ve bu yetenek doğrultusunda yol alması gerektiğini söyleyebilirim. Sağlığın öneminin çok yüksek hissedildiği bu dönemi de en az hasarla atlatacağımızı ve millet olarak kenetlenerek bu durumunda üstesinden geleceğimize inanıyorum. Bu keyifli sohbet için de size çok teşekkür ediyorum.

Milli Boks Antrenörü oyuncu Serkan TATAR

Son Güncelleme: 14.08.2020 13:16:30
ETİKETLERuçankuştv  corona