UÇANKUŞ İHBAR HATTI: Whatsapp Telefon: 0 532 472 88 88 E-Posta: haber@ucankus.net Haber Merkezi: 0212 283 54 54

İŞTE DİKKAT ÇEKEN KONULARIYLA TV YAZARLARINDAN SEÇMELER!..

TV yazarları bugünkü köşelerinde yine oldukça önemli ve dikkat çeken konulara değinmişler. İşte sizin için derlediğimiz yazılar…

İŞTE DİKKAT ÇEKEN KONULARIYLA TV YAZARLARINDAN SEÇMELER!..

MESUT YAR- POSTA

Oyuncular da bir yatırım aracıdır!

Kabul etmek gerekir ki “oyuncu borsası” diye bir şey var. Ve bu borsayı aktör ya da aktrislerden ziyade yapımcı ve yayıncı kanallar belirliyor...

Türkiye’de işi sektirmeden zirveye oynayan birkaç oyuncu var. Ve hepsi de artık kendine yüksek rakımlı bir sığınak bulmuş durumda...

Mesela aktörlerden gidersek; Kıvanç Tatlıtuğ ve Burak Özçivit, kariyer yollarında Ay Yapım şemsiyesi altında yürüyorlar...

Halit Ergenç, Özcan Deniz gibi iki önemli ismin yanına önceki gün Kenan İmirzalıoğlu da katıldı. Onlar da artık O3 isimli yapım şirketinin sanatçıları...

Malumunuz Erkan Petekkaya, Endemol şemsiyesinin altından çıkıp sıkı bir ücret karşılığında Karga Seven Türkiye’nin şemsiyesinin altına girdi...

Eğer bir yatırım aracı olarak görülürse oyuncuların para bastığı bir alandan söz ediyoruz artık. Dizi kafası böyle gittikçe de hepsi değerli yatırım araçları olarak kalacaklar. Hem kendileri, hem de hamileri için!

Yanıtı bulamadılar...

Ölene Kadar (atv) önceki akşam son buldu. Neresinden bakarsanız bakın ardında birkaç travma bıraktı...

Öncelikle Engin Akyürek gibi beklenti çıtasını bir hayli yükselten bir aktör için kısa metrajlı bir hayal kırıklığı oldu... Çalıkuşu’ndan sonra uzun bir nadasın ardından girdiği projede aynı hayal kırıklığını Fahriye Evcen de yaşadı...

Kötü bir dizi miydi? Hayır. Ancak kabul etmek gerekir ki bazı oyuncuların fan gruplarının bile itiraz seslerini yükselttiği işlerde “nerede hata yapıyoruz?” sorusunun birkaç kez sorulması gerekiyor...

Kaç kez soruldu bilemiyorum ama gerçek şu ki hayat kurtaran yanıt bulunamadı. Geçmiş olsun!

ÇEKİDÜZEN LAZIM!

İzleyiciden ilk kez böyle bir tepki aldım. Benim de takip ettiğim Adını Sen Koy (TRT 1) adlı dizi geçenlerde ciddi bir makas değişimine gitti...

Ailecek izlenebilen az sayıda işlerden biri olan dizide o ilk bölümlerdeki saadet yerini klişeleşmiş entrikalara bıraktı. Bu hikayelerdeki entrikalar da genelde biliyorsunuz ki aile birliğinin içinden çıkıp aile çöküntüsüne kadar giden bir şey...

İsmini vermeyen bir okurumun, “bu şekilde devam ederse izlemeyi bırakacağız” dediği dizinin salahı için kendisine çekidüzen vermesini rica ediyorum...

Başkalarının yaptığının tersini yaparak da bir ilk olabilir, kalıcılığınızı ikiyle çarpabilirsiniz. Bu noktadan sonra olayın adını koymak size kalmış!

Sorular yön değiştirdi!

İçerde’de (Show TV) bütün sırlar ortaya dökülüyor. Kim kimin kim olduğunu yavaştan çözüyor. Açıkçası bu hızlı çözülüş bir yerlerde tıkanıp kalan hikayeyi de harekete geçirdi...

Şimdi bütün sorular yön değiştirdi. Bakalım kim ilk önce “iki kişinin bildiği sır değildir” diye bağıracak? Kimin ağzı daha gevşek, izleyici kalabalığı olarak onu merak ediyoruz! Ne dersiniz, öyle değil mi?

Gündüz kuşağında kim konuşuluyor?

Gündüz kuşağında yayınlanan Müge Anlı İle Tatlı Sert (atv) hakkında geçtiğimiz ay yazılı basına 105 haber yansıdığı belirlendi. Böylece Müge Anlı yine zirveye oturdu...

Aynı kategoride ikinci sırayı Nursel Ergin’in sunduğu Nursel’in Evi (Show TV) aldı...

Hayata dair konuların konuşulduğu Zahide Yetiş’le (Show TV) isimli programın ise haber sıralamasında üçüncü olduğunu görüyoruz...

Ülkemizde kaybolan çocukların bulunmasına katkı sağlayan içeriğiyle binlerce aileye umut olan ve İnci Ertuğrul tarafından sunulan Kaybolan Çiçekler (FOX) ile Yalçın Çakır’ın Beyaz TV’de sunmaya başladığı Yalçın Abi isimli programlar da sıralamada kendine üst basamaklarda yer buldu...

ALİ EYÜBOĞLU- MİLİYET

SPOR BAKANI KILIǒLA BEYOĞLU SOHBETLERİ

Beyoğlu Belediyesi’nin The Marmara Taksim Otel’de düzenlediği “Beyoğlu Buluşması”nın son konuğu Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’tı. Beyoğlu Belediye Başkanı Misbah Demircan’ın davetine katılım üst düzeydeydi.

Türkiye Futbol Federasyonu  Başkanı Yıldırım Demirören, Medical Başakşehir Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, TFF Başkanvekili ve UEFA Yönetim Kurulu Üyesi Servet Yardımcı, Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, işadamları ve köşe yazarlarının katıldığı “Beyoğlu Sohbetleri”nin ana teması Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiydi. Açılış konuşmasını Belediye Başkanı Demircan yaptı.

Pazar günü yapılacak referandumda insanların neden “Evet” kullanmaları gerektiğini örneklerle anlatan Demircan’dan sonra konuşma sırası Kılıç’a geldi. Doktor babası Sinan Kılıç’ın da katıldığı toplantıya eşi Eda Kılıç’la gelen Bakan, insanların referandumda niye “Evet”e oy vermeleri gerektiğini bir dizi örnekle anlattı.

Sıra konuklara geldiğinde ilk sözü alıp Bakan’a soru yönelten müzik yapımcısı Şahin Özer oldu. Onun ardından Hüsamettin Kavi söz aldı ve ilginç bir konuyu gündeme getirdi:

“1998’de Dünya Bankası Avrupa’daki su rezervlerine ilişkin bir rapor hazırladı. Bizden gizlenen o rapora göre en fazla su kaynağı Yugoslavya’daydı. İkinci sırada ise Türkiye vardı. Yugoslavya’nın nasıl parçalandığını gördük. Türkiye de 35 yıldır terörle savaşıyor.”

Avusturya Dışişleri Bakanı’nın iyi dostu olduğunu, onunla birçok Türk okuluna ve mahallesine gittiklerini anlatan ünlü modacı Atıl Kutoğlu, yaşadığı Avusturya’da aşırı sağın güçlenmesi yüzünden Sebastian Kurz’un Türkiye’yi kızdıran hamleler yaptığını anlattı. Bodrum katında kurdukları Big Chefs’i dünyaya açtıklarını, Arabistan ve Dubai’den sonra Almanya ve İngiltere pazarına gireceklerini anlatan Tolga Terzi, devletin Türk markalarını desteklemesini istedi.

KOŞAMAYANLAR İÇİN KOŞMAYA NE DERSİNİZ?

“Günde 30 km koşan biriydim, motorla trafik kazası geçirince ayak parmaklarımı oynatamaz hale geldim.”

“Suya balıklama atlarken omurilik felci oldum.”

“Snowboard gösterisinde düştüm, 2 yıl hastanede yattım. Omurilik felcinin tedavisi için yapılan kök hücre çalışmalarını umutla bekliyorum.”

Dünyadaki 3 milyon omurilik felçliden 3 Türk’ün söyledikleri bunlar.

7 Mayıs’ta Türkiye ile birlikte 24 ülkede aynı saatte “Wings for Life” dünya koşusu yapılacak. Omurilik felcinin tedavisine kaynak yaratmak için kurulan Wings for Life Vakfı, düzenlediği bu koşularla şimdiye kadar 17.8 milyon euro kaynak yarattı ve 143 araştırmaya fon sağladı.

Sloganı “Koşamayanlar için koşuyoruz” olan “Wings for Life”a 50 lira ödeyip katılmaya ne dersiniz?

Bu yıl Tanem Sivar, Ayşe Tolga ve Merve Oflaz’ın tanıtım elçisi olduğu koşu, 2005’te “Engelli dostu” seçilen İzmir’de yapılacak.

MEVLÜT TEZEL- SABAH

Sponsorların ilgisi yok

Muğla'nın Bodrum ilçesinde İlçe Spor Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen atletizm yarışları, zemini tarlayı andıran futbol sahasında gerçekleşti. Yüksek atlama yarışmalarında çıta olarak su borusu, minder olarak yaylı yatak kullanıldı.

Minder dışına düşen sporcular yaralanma tehlikesi geçirdi.

Ajanslara düşen haberde yarışmanın adının 3. Turkcell Küçükler Atletizm Yarışmaları olduğu, bir diğer sponsorun da Cheetos olduğu yazıyordu. Ben de böylesine önemli iki büyük markanın sponsor olduğu bir yarışta nasıl böyle bir skandal yaşanır diye yazmış, yazının başlığını da 'Bu işte bir gariplik var' koymuştum.

Hakikaten bir gariplik varmış.

Turkcell'den gelen basın açıklamasında "2020 Olimpiyatlarında Türk sporunun başarı elde edebilmesi için Turkcell, Türkiye Atletizm Federasyonu'nun ana sponsoru olmuştur. Turkcell olarak Türkiye Atletizm Federasyonu'nun yarış takviminde olan ve adımızı verdiğimiz organizasyonlar mevcuttur.

Ancak, yazınızda bahsi geçen yarışta Turkcell'in ne isim, ne de organizasyonel bir sponsorluğu bulunmamaktadır." bilgisi yer alıyordu.

PepsiCo Türkiye'nin yaptığı basın açıklamasında ise özetle; çocuklara yönelik 'Cheetos Türkiye'nin En Hızlısı' projesinde Cheetos'un sponsorluğunun İstanbul'un tüm ilçeleri ve Anadolu'da sekiz şehirdeki etkinliği kapsadığını ama Bodrum'daki atletizm organizasyonun Cheetos tarafından sponsorluğu yapılan bir etkinlik olmadığı belirtiliyordu.

Özetle iki marka da medyaya yansıyan haberde sponsorlarla ilgili bilgi hatalarının olduğu, sponsorların yaşananlarla alakalarının olmadığını açıkça belirtiyor.

Şimdi top Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın başlattığı soruşturmada!

Türkiye'de sporun gelişmesinde büyük altyapı yatırımları gerçekleştirilirken, habere konu olan yarışmada nasıl böyle skandallar yaşanır; bunun sorumluları ortaya çıkmalı.

Televizyonun galibi yine Erdoğan

YÜKSEL AYTUĞ- SABAH

Atletizmin röntgeni

Haber bültenlerinde rastlamış olmalısınız. Bodrum'da Atletizm Federasyonu bir yarışma düzenlemiş. Minicik atlet adaylarını, Bodrum Stadı'nın patates bile ekilemeyecek zemininde toz toprak içinde koşmaya çabalarken izledim. Üç adım atlamayı, yere tebeşirle çizilen pistte(!) yapıyorlardı. En büyük skandal ise yüksek atlama yarışmasıydı.

Plastik borudan çıta yapmışlar. Biri takılınca, beden eğitimi öğretmenlerinden oluşan hakemler gelip eğrilen çıtayı güç bela düzeltmeye çalışıyorlardı.

Atletlerin atlayıştan sonra sırt üstü düştükleri yere sadece iki minder koyabilmişler. 20 metrekare olması gereken yumuşak alan, inmiş 5 metrekareye... İlk atlayanlar kafayı yere çarpınca, hemen çözüm (!) üretmişler. İki yaylı yatak getirip sermişler yere...

Yıllardır devşirme atletlerden madalya umduğumuz, topladığımız madalyaları doping skandalları yüzünden geri vermek zorunda kaldığımız atletizmin neden bu halde olduğunu anlamak için iki dakikalık bir haber görüntüsü yetti.

Atletizme 'sporların anası' derler. Bizim uzmanlığımız ise sporun anasını ağlatmak üzerine...

Son Güncelleme: 3.05.2020 15:14:13