|
Bilal Özcan’ın yazısı; "Ferdi Tayfur'u 35 yıldır tanırım; karakterli, özü sözü bir adamdır. Has Anadolu delikanlısıdır... Yalanı, dümeni yoktur. Hayatın her türlü zorluğunu aşıp ırgatlıktan starlığa yükselmiş bir insandır. Hayatını ezbere bilirim ve ona gözüm kapalı güvenirim. Temiz kalplidir, yufka yüreklidir. 62 yaşındadır ama hâlâ saftır. Küçük büyük herkese güvenir. Çünkü yüreği sevgi doludur. Hiç kimse hakkında, peşin peşin kötü düşünmez... Çoğu Anadolu insanı gibi ön yargısızdır... Geçip giden seneler içinde, Unkapanı ve Yeşilçam'ın her türlü dümeniyle muhatap olmasına rağmen, sanatçıya değer verir. İş kurar, güvenip ortak alır kazık yer. Borç verir, peşine düşmez kazık yer. Çok canı yanmazsa kimseye anlatmaz. Kimse onun ağzından kolay kolay bir şikâyet duymaz... Çünkü haklı da olsa düştüğü durumdan sıkılır, neredeyse utanır. Maddi zararı da olsa, muhatabını deşifre etmekten imtina eder. Gizli kapaklı dava açar, başının çaresine bakar. O yüzden, gazetede haberi okuduğumda şaşırdım... Ferdi Tayfur çok kızmış, açıklama yapmıştı: Senaryoyu okuması için vermiş! "Ata Demirer'in burnundan fitil fitil getireceğim" diyordu. İddiasına göre, 'Berlin Kaplanı' filminin senaryosu, kendi film projesiyle aynıydı. Ata Demirer'e rol teklif etmiş, güvenip okuması için senaryosunu göndermiş ancak Ata o filmi kendisi çekmişti. "Adana'da filmini izleyince çok şaşırdım. Benim amcamla yaşadığım hikâyeden yola çıkarak yazdığım noter tasdikli senaryomu çalmış. Boks maçını Orhan Ayhan anlatacak diye not düşmüştüm, onu bile kullanmış" diyordu. Bu iddialar çok önemli. Çünkü senaryosunun çalındığını söyleyen kişi, milyonların iyi tanıdığı, sevdiği, güvendiği bir insan. Ve dikkat edin... Ferdi Tayfur, Ata Demirer'in kendi senaryosundan esinlendiğini iddia etmiyor. Ya ne diyor? "Senaryomu çalmış" diyor. Bu şu demek: "Benim yazdığım senaryoyu almış, tamamen kendisine mal ederek film haline getirmiş." Bir başka deyişle 'ham hum şaralop' yapmış! Merakımdan çatlayacağım. Ata Demirer acaba, 'ham hum şaralop' yapmadığını nasıl anlatacak?"
|