|
Doğan Grubu’nda iki ayrı gazetede magazin müdürlüğü yapan ve aynı zamanda “birlikte” Kanaltürk’te 2. Sayfa isimli bir sabah-magazin programı sunan Posta’dan Müge Dağıstanlı ve Vatan’dan Gülşen Yükşel’le, Sabah’ın magazin müdürü Şengül Balıksırtı arasında “ipler” koptu. Dağıstanlı ve Yüksel, geçen günlerde Şengül Balırsırtı’nı yerden yere vuran bir söyleşi yayınladılar. Şengül balıksırtı ise bugün gazetesinde sessizliğini bozdu ve şunları yazdı: “Meraklıların dikkatine! Haftalardır Mehmet Ali Erbil ile ilgili bir muhabirin çektiği ve yayınlamadığım bir haber nedeniyle gündemdeyim. Hiç konuşmadım. Dün sabah da bir televizyonda adımın onlarca kez geçtiği bir program izledim. Yine konuşmayacağım. Ama benim sessizliğim yanlış algılandı sanırım. Öyle ya, kim daha çok bağırırsa onun sesi duyuluyor, o haklı biliniyor. Hayır, bağırmayacağım. Bu kör kuyulara hiç düşmedim, hiç düşmeyeceğim. Bunun yeri ne bu sütunlardır ne de bir televizyon programı. Şu saatten itibaren her şey ve tabii ki aldığım tehditler bir davanın konusu olacaktır. Belgeleriyle... Ama çok merak edenlere şöyle bir şey söyleyebilirim; konu bir fotoğrafın çekilme meselesi değil, o andan itibaren neler yaşandığıdır! Bu durum da Sabah müessesesi dışında herkesi aşar. ” Bu işin arkasından bir şeyler çıkacak ama ne?.. Biliyorsunuz, magazinciler kapıştı mı, “kirli çamaşırlar” ardı ardına serilmeye başlar!!! Ancak işin ilginç yanı, “ortadaki” haber!.. Şengül haberi sakladı deniyor, bugün Posta ve Vatan, “Sabah yayınlayamadı ama biz yayınlıyoruz” şeklinde “İşte Mehmet Ali’nin kız arkadaşı” diye veriyor haberi!.. Kim haklı, kim doğru?.. Biz sadece şu kadarını söyleyelim: “Sözü edilen kız, Uçankuş’ta çalışıyor!!!” Evet; sorsalardı söylerdik!.. Burada sunucu… Güzellik yarışmasından beri diksiyon kurslarıyla sunuculuğa hazırlanıyordu. O aralar, bir yandan da Çarkılefek için teklif geldi, Mehmet Ali Erbil’le görüştü. O “yakalanan resim” denilen, o görüşmeden!.. Yani, “sevgilisi-sevgilisi” denen kız, “buralardan, içimizden” biri!.. Bu haberler yapılmadan “bize” sorulsaydı, söylerdik. Zaten, Başak dün de burada olduğu için ona gelen telefonları “hep birlikte” gülerek izledik, dinledik. Kimse nerde olduğunu, ne yaptığını sormuyordu?.. Biz mümkün olduğunca “tarafsız” olmaya çalışıyoruz ama Uçankuş’ta çalışan 18 yaşındaki kızı, “İşte saklanan aşkın resimleri” diye anons etmek de biraz haksızlık değil mi?.. Neyse, olur böyle vaka’lar… Çünkü, bu hatanın bilinçli yapıldığını düşünmüyoruz. Yalnız, belki de haber de, söyleşi de tek taraflı yapılmasıydı, yakalayan, yakalanan, çeken ya da haberi yayınlamadığı iddia edilen taraflara sorulsaydı önce?.. Özellikle de “yayınlamayan”… İyi ki de o zaman yayınlamamış Şengül… Belki de biz şimdi Şengül’e “Ayıp değil mi?.. Bu kız burada bir şeyler olmak için mücadele veriyor. Çok yakında sunuculuk da yapacak. Daha 18 yaşında… Böyle bir haber yaparak kızı mahvettin” diyecektik!..
|