|
SAVAŞ AY, BAHREYN SEYAHATİNİ YAZDI: “ATEŞTEN OKYANUS VE MUSTAFA HAKKINDA HER ŞEY”
|
|
|
|
14/3/2006 12:27
|
|
|
Ay’ın yazısı için TIKLAYIN!... Ateşten okyanus ve Mustafa hakkında her şey Ona "Ateşle okyanus yaratan adam" diyorlar. Yüzü kızarıyor, mahcup hallere giriyor. "Yalnız değilim ki. Anadolu kültürünün çok renkliliğini, üç etekten bindallıya, hızmadan, yaşmağa, gümüş tepeliğe, şalvara, poşuya, şal şepiğe teyelleyip dünyaya gösterme hayalim vardı. Daha bir dolu hayalperest suç ortağı buldum, birlikte gerçekleştirdik" diye yanıtlıyor. Raporsuz deli Mustafa Erdoğan'la yakın plan 3 gün geçirdim. Kimsenin lafını tınmadan, kendim gözlemledim ve şu kararı verdim: Bu adam raporsuz bir deli. Niyesini anlatayım hak verin; Arad Fort Kal'ası Bahreyn'de, ışık oyunlarıyla daha da heybetlenmiş bir deniz kalesinin, Arad Fort' un orta yerindeyiz. Açık arazi kısımlara kesekağıtları içine mumlar yakıp muhteşem bir atmosfer yaratmış organizatörler. Kralın en yakın akrabaları, prensler, prensesler, şeyhler gelecekmiş, her şey çok güzel olmalıymış onun peşindeler. O sırada ' Deli adam' ne mi yapıyor? Aşağıda okuyun. Plastik mi bunlar? O... Mustafa Erdoğan yani, kulis tarafında 75 kişilik ekibi yanına toplamış; "Oryantalist kültürün merkezi burası. Müziğimiz, ritmimiz, figürlerimiz onların aşina olduğu şeyler. Yani işimiz her yerdekinden daha zor." Çocuklar bir yandan ısınma hareketleri yapıp, görene ; "Bunlar kemiksiz mi, plastikten mi yav?" dedirtecek şekillere giriyor, bir yandan da can kulağıyla dinliyorlar Mustafa Hocalarını . O devam ediyor. Zılgıt çekenler "Şimdi çıkın ve onları Anadolu Ateşi ile ısıtın. Gülümsemeyin, ağız dolusu gülün, sadece eğlendirmeyin kendiniz de eğlenin. Hele Karadeniz horonunda ayakta alkış almazsanız kabul etmem." Çıktılar, alkışa, zılgıta, renk ve dans cümbüşüne boğdular ortamı. Bahreyn Büyükelçimiz Haldun Utman başta, Suudi Arabistan'dan, Kuveyt'ten, Katar' dan sırf bu gece için gelen yüzlerce yurttaşın göğüsleri kabarık. Tek bedende 15 kişi Mustafa Erdoğan'un bir kısım aklı sahnede ne olup bittiğine takık. Diğer kısımlarını da seyirci reaksiyonuna, ışık ve ses rejisinin kumanda merkezine, kuliste kostüm ve eleman değişimine savuruyor. Tek başına 15 kişilik işi tıkır tıkır yapıyor bu ne yav?.. Filim de bitti pilim de Ben o dansları filme çekerken, gözle izlerken yoruldum . Filim bitti, pilim bitti, gösteri bitti, herkes evine gitti. Amanın o ne. Ekibin yarısı yine sahnede. Ortopedi ötesi kıvraklığa devam ediyorlar. Bazıları ceza aldı sandım, değilmiş. Kasları yavaşça soğutma yöntemiymiş bu. Bütün bunları bir bir sordum Mustafa Erdoğan'a. Yanıtlarla birlikte onlar da yanda. 218 metronomda Artvin oynamak Sordum Mustafa Hoca'ya: - Böyle kaç ülke, kaç performans? - 36 ülke, 906 gösteri, 7 milyonu geçen izleyici. - Prensler bile vardı. İlaveten Formula 1'in yöneticileri buradaydı. - Geçen hafta Romanya'daki gösterimize yıllardır sarayından çıkmayan 90 yaşındaki kral gelmişti. - Dünyayı tekmil turladınız galiba? - Yakında Avustralya olacak ve gitmediğimiz kıta kalmayacak. - "Derdin neydi?" derler hani. Anadolu Ateşi fikrine gebe kalmışken derdin neydi? - Üniversite yıllarımda bile kafamda vardı bu. İlk önce saksıya diker gibi BKM (Beşiktaş Kültür Merkezi) işbirliğiyle birkaç deneme yaptık. O sırada İstanbul'da Mydonose Showland açıldı, bize yerli bir proje sipariş ettiler. Çıkış noktası Anadolu halk dansları olan, balenin ve modern dans tekniklerinin kullanıldığı evrensel bir şov önerdik. Körük gibi ciğer var - O kadar dansçı var mıydı memlekette? - 90 kişi lazım diye ilan verdik 900 kişi başvurdu. Gördük ki yeraltı zenginliği gibiymiş dansçılarımız. Varlar ama ortada görünmüyorlar. Profesyonel de değildi hiçbiri. Hamuru karılmamış, dans anlayışı beton tutmamış elemanlar gerekiyordu çünkü. - Körük gibi ciğer var çocuklarda maşallah. - Sen de eski bir folklorcusun abi. Tahmin edebilirsin 218 metronomla hem Artvin Borçka oynayıp hem de bale yapabilmeyi. Davulun dengi TIR mı? - Pahalıya patlarsınız siz elaleme. Havaalanında gördüm sırf 100 tane davulu taşımaya bir TIR mı lazım ne? - Bizimle aynı sanatsal ve toplumsal kaygıyı paylaşan, kaliteli, prestijli markalar sponsor oluyorlar. MNG Hava Yoları, CocaCola başta gelenler. - Bu Ateş başka nerelerde yansın istiyorsun? - Elbette bu işlerin merkez üssünde, Brodway'de. - Var mı öyle bir olasılık. - Yakındır. Söyleyin şimdi İşte böyle bir adam. Hayali, inancı, sevgisi, işine, ekibine, seyircisine saygısı, yorulmayan bedeni, biteviye üreten beyni ve hep umutla, gülüşlerle, ışıkla bakan gözleriyle bu adama "deli" denmez de ne denir? Anadolu atalarının, işinde yiğit olan adamlara 'deli' demesi galiba bu sebeptendir.
|
|
Bu Haber
1596
kez okundu.
|
|