|
HÜRRİYET YAZARI BEKİR COŞKUN, GÜNDEMİN TEPESİNDEKİ İKİ OLAYI YAZDI: “BİRİNCİSİ; ASKERİYE... ÖBÜRÜ; ALİYE...”
|
|
|
|
9/3/2006 09:37
|
|
|
Coşkun’un yazısı için TIKLAYIN!... Darbeler ve diziler... İKİ olay gündemin tepesinde yan yana: Birincisi; askeriye. Öbürü; Aliye. Köşelerde, manşetlerde, TBMM’de, kısaca her yerde bu iki ulusal mesele karşısındayız. İddianameye göre "gizli ilişki" var. "Hangisinde?" derseniz, onu ben de bilmiyorum. Böyle iki ulusal sorun iç içe girdiğinde hangisi hangisidir karışıyor. Doğrusu isterseniz diziler ne kadar sosyal hayatımıza darbe ise, darbeler de o kadar dizidir. Bu kez ikisinin manşetlerde çakışması karşısında komplo söylentileri, iddialar, tepkiler, yorumlar, görüşler, kanıtlar, oyuncular, yönetmenler iç içe giriverdi. Kudret ile Sanem’in ilişkisini okuyup, Esra Akkaya’nın ağlayan fotoğraflarına bakarken, arada bir arkadaşlara soruyorum: "Sizce kim haklı?.." "Paşa..." "......?" * "Hep bunu yapıyor" diyor arkadaşlar. "Ama kanıt yok..." "Var, cipin içinde kim vardı?.." (Burda "itirafçı ile iki astsubay" desem de oluyor, "Sanem ile yönetmen Kudret" desem de oluyor.) "Belki ki komplodur?.." "Ama sarılmış, yumuluyor dudaklarından..." Ben "Aaaaaa... Bunu da mı yapmış iddianameye göre Paşa?.." derken, tutuculara göre suçüstü yakalanmak söz konusu, öbür tarafa göre bu bir tuzak... * Darbeler ve diziler... Bitmeyen senaryoları, birbirlerinin devamı oluşları, her zaman bir sonrakinin merakla beklenişi, bir yönetmen, oyuncular, gözüken-gözükmeyen entrikalar... Ve asıl unsur; biz ahmak seyirciler... Gururunu, kimliğini dizilerde bulan bir toplumun, demokrasiyi darbelerde bulması kadar normal ne olabilir? Diziler, Türkiye’nin ortaçağa sürüklenmesinden daha çok medyanın ve halkımızın ilgisini çekiyor mu, çekmiyor mu?.. O zaman tam bize uyar: Diziler... Ve darbeler...
|
|
Bu Haber
2404
kez okundu.
|
|